Girit adası hakkında

This page in EnglishΕsta página en españolΗ σελίδα αυτή στα ελληνικά

Ada:

Üç kıtanın kesiştiği yerde bulunan Girit, Avrupa’nın en güney noktasıdır. Yunanistan’ın en büyük adası olan Girit’te 6.000’den fazla köy, nefes kesen manzaralar, uçsuz bucaksız plajlar, doğal güzellikler, eşsiz bitki örtüsü, muhteşem vadiler, karlı dağlar, iyi korunmuş eski şehirler ve dünyaca tanınan bir mutfak kültürü bulunmaktadır. Adadaki mesafeler çok büyük olmadığı için ziyaretçi bir güne çok şey sığdırabilir. Fakat unutmamak gerekir ki Girit’i bir kere ziyaret etmek asla yeterli olmayacak, keşfedecek yeni yerler her zaman olacaktır.

 village people

Giritliler:

Adanın dağlık yapısı, sağlıklı iklimi, güneşli havası ve verimli toprakları Giritlilerin karakterini de şekillendirir ve onları gururlu, açık yürekli, yumuşak başlı, makul ve özgürlük düşkünü yapar. Girit misafirperverliğini tatmaksa unutulmaz bir deneyimdir ama ne yazık ki bugünün kitle turizm paketlerine asla dahil edilmez. Ekonomik ve endüstriyel gelişmeye rağmen Giritliler, geleneklerini ve kültürlerini korumayı başarmışlardır. Kökleri çok eskilere dayanan Girit geleneklerini hala folklorda, yöresel etkinliklerde, efsanelerde ve müzikte hissetmek mümkündür. Fevkalade nakışlar, takılar, el dokumaları, el işi cam ve seramikler herkesi büyüler.

 vegetables

Yerel ürünler:

Girit mükemmel bir doğaya, yumuşak Akdeniz iklimine ve verimli topraklara sahiptir. Adanın ürünleri arasında kalitesiyle dünyaca tanınan zeytinyağı, meyveler, sebzeler, kekik balı, yabani otlar, kaliteli şaraplar, koyun yoğurdu ve yerel peynir çeşitleri sayılabilir. Bu ürünlerin muhteşem bir kombinasyonu olan meşhur Girit mutfağı, doktorlar tarafından uzun ve sağlıklı bir yaşam için en uygun diyet olarak kabul edilmiştir.

 Europa

Mitoloji:

Antik Yunan mitolojisine göre Girit, tanrıların babası Zeus’un ve bilgelik tanrıçası Athena’nın doğum yeridir. Tüm kıtaya adını veren Europa’nın, Girit’te Zeus ile olan ilişkisinden doğan oğulları Minos daha sonra Girit’in efsanevi kralı olmuştur. Onun yaşadığı Knosos sarayının karışık mimarisi Labirent mitinin doğmasına sebep olmuştur. Efsaneye göre, insan etiyle beslenen boğa başlı bir yaratık olan Minotaur bu sarayda hapsedilmişti. Labirent, onun mimarı Dedalos ve oğlu İkaros için de bir hapishane olmuştu. Efsaneye göre, onlar kaçabilmek için kendilerine kanat yaparak uçmayı başaran ilk insanlar oldular.

 knossos columns

Tarih:

Tevrat’ta adı Kaftor olarak geçen Girit, Avrupa’nın ilk gelişmiş uygarlığı olan Minos uygarlığının beşiğidir. Daha sonra Yunanlılar, Romalılar, Bizanslılar, Araplar, Venedikliler ve 250 yıldan fazla Osmanlılar adada izlerini bıraktılar. Binlerce yıl boyunca çeşitli uygarlıkların, kültürlerin ve akımların buluşma noktası olmuştur Girit. Tarihi M.Ö. 7.000’e kadar uzanan Girit’te; Minos sarayları, Yunan ve Roma kalıntıları, yüzlerce Bizans kilisesi, Venedik evleri, surları, tersaneleri ve kalelerinin yanı sıra restore edilmiş tarihi bir Sinagog, Osmanlı’dan kalan camiler, türbeler, çeşmeler, tekkeler, konaklar, kışlalar, kaleler ve muazzam bir arşiv ile yüzlerce geleneksel köy ziyaretçiyi beklemektedir.

 

ve dahası!

Adayı ziyaret etmek isteyenlere sunulan alternatifler sınırsız. O yüzden ziyaretçinin önceden iyi bir plan ve hazırlık yapması gerekir. Ama yalnız değilsiniz! Mümkün olduğu kadar size yardımcı olmaya hazırız. Zamanınız değerli, öyleyse gelin adadaki tatilinizi birlikte planlayalım!